Bahsettiğim sensin.:)))
Mail adresim
kayikhane@gmail.com
KAĞITTAN GEMİLER
10 04 2012
06 04 2012
Sevgili Ayşe' ye sitemimdir.
Bir önceki yazıma yorum yazan sevgili Ayşe' ye sitemimi yazacağım.
Kendisi blogunu sadece davetli okuyuculara açmış, beni davet etmemiştir. Kendisini hiç görmemiş, yüzyüze tanışmamış olsam da bu durum beni bir hayli üzmüştür. Duyurulur.
Kendisi blogunu sadece davetli okuyuculara açmış, beni davet etmemiştir. Kendisini hiç görmemiş, yüzyüze tanışmamış olsam da bu durum beni bir hayli üzmüştür. Duyurulur.
09 03 2012
Diş Buğdayı
Geç kalmış bir diş buğdayı yazısı bu. Aylar öncesinden yazılması gerekiyordu. İlk dişimiz çıkalı çok uzun zaman oldu. Unutmamak için tarihleri sıralarsak.
Alt iki diş yaklaşık bir hafta arayla çıktı. İlki 09 Kasım 2011, ikinci ise 16 Kasım 2011 tarihinde beyaz beyaz parlamaya başladılar. İlk dişi Kurban Bayramı tatili bitiminde Bolu' dan dönerken arabada farkettik. Bayram boyunca mızmızlığını yolculuk ve şehir değişikliliğine bağlamıştık. Oysa küçük kızım diş sancısı çekiyormuş. Diğer diş ise bir hafta sonra sessiz sedasız geldi.
05 Mart tarihinde ise üst soldaki diş yüzünü gösterdi. Bu da biraz sancılı bir süreç oldu. Geceleri çok huzursuzdu, sürekli ağlayarak uyanıyordu.
Üst ve alt düşler arasında tam 4 ay fark var. Alt iki diş çok erken çıktı. Üstteki ise geç gelerek ortalamayı tutturdu. Şimdi üst sağ dişin gelişini bekliyoruz.
Ömür için diş buğdayı partisi yapmamıştık. Ada bu konuda daha şanslı. Bakıcımızında becerikli olması bunda etkili, sağ olsun bir cumartesi günü sabahtan akşama kadar zevkle çalışarak aşağıda resimlerini ekleyeceğim diş buğdayını hazırladı.
Diş buğdayının çoğunu apartman komşularına dağıttık, bir kısmını davet ettiğimiz arkadaşlarımız ile birlikte yedik. Kalanı ise bakıcımızın söylediği gibi apartmanın çatısına kuşların yemesi için bıraktık. Böylece dişimizin çıktığından cümle alemin haberi oldu.
İnşallah kızımın inci gibi dişleri olur. Sağlıkla büyür.
Bunlar diş buğdayının içine eklediklerimiz ve hazırlık aşamaları.
Bunlar misafirlerimizle birlikte bizim yediklerimiz.
Bunlar da komşularımıza dağıttıklarımız.
Herkese iyi haftasonları. Sağlıcakla kalın.
01 03 2012
Bizden haberler
Her gün gelip kontrol ediyorum, sevdiğim blogları okuyorum. İş buraya yazmaya gelince, yazamıyorum. Bugün bu gidişe bir dur demek lazım diye düşündüm. Hadi hayırlısı belki devamı da gelir.
Bugünlerde yine yapmak istediğim bir sürü şey var ama yapacak enerjim yok. Martın gelişiyle doğanın canlandığı gibi belki ruhum da canlanır.
Son zamanlarda hep yemek bloglarını izliyorum. Hep bir şeyler pişirip, eşe dosta yedirmek niyetindeyim. İki çocuklu bir anne moduna girmek istiyorum.
Kilolarla başım dertte. Bir dev anası gibi hissediyorum kendimi. Yaza kadar zaman verdim kendime.
Ömür' ün benim yüzünden streslendiği zamanları saymazsak, kızlar da iyiler. Ada her fırsatta tutunup ayağa kalkmanın, Ömür ise ders çalışmaktan kaçıp yatmanın derdinde. Bebekken ki ilgi ve hırsımızı her yaş gösterebilsek keşke.
Ada 9. ayını tamamladı. Bugün 9 ay, 5 günlük.
Oturabiliyor, bir yere tutunup ayağa kalkabiliyor. Ayakta iken yere oturabiliyor. Emekliyor. Eline aldığı herşeyi ağzına götürüyor. Bizim yediğimiz herşeyin tadına bakmak istiyor. Biz de yediklerimizin aynısından ona tuzsuz ve salçasız pişiriyoruz. Çoraplarını çıkarıp elinde gezdirmeyi çok seviyor. Kapı zili çalınca kapıya doğru gidiyor. Elindekini uzatıp al diyor ya da biz böyle olduğunu düşünüyoruz. Gün içinde çok fazla kaka yapıyor. Babasının kucağında banyo yapmayı çok seviyor. Poposu bu sıralar sık sık pişik oluyor. Alkış yapabiliyor. Özellikle fış fış kayıkçıyı söyleyince öne arkaya sallanarak, garip sesler çıkartıp şarkıya eşlik ediyor. Sabahları bizi uyandıran telefondaki alarm şarkısını duyunca bizden önce gözünü açıp, yatakta ayağa kalkıyor, hiç uyku sersemi olmuyor. Bir bisküviyi, yada bir dilim elmayı yiyerek bitirebiliyor. Henüz altta iki dişi var. Ablasını çok seviyor, onun peşinden ayrılmıyor. Hala anne sütü içiyor.
Ömür ise bugün tam 10 yıl, 7 ay, 1 günlük.
Disney Channel izlemeyi ve yabancı müzik dinlemeyi çok seviyor. Akşamları geç yatıyor, sabahları sürünerek kalkıyor. Hala okul kıyafetlerini giyerken annesinden yardım istiyor. Çok kitap okuyor. Bilsem ' de yazdığı bir şiirini öğretmeni yarışmaya gönderdi. Yarışmayı hiç sevmiyor. Resim öğretmenini çok seviyor, küçük ressam kağıtlarını biriktirip hediye alıyor. Artık matematik dersini de seviyor. Okulun voleybol takımında oynuyor. En son oyunda aldığı sayı ile herkesi şarttı. İşi ciddiye alırsa başarıyor. Ama ciddiye alması için çok dil dökmek gerekiyor. Hiç bir şeyi bizimle paylaşmıyor. Biz başkalarından öğreniyoruz. Büyüyor. Boyu uzuyor. Bir süredir harçlıklarını biriktiriyor. Artık çok fazla abur cubur yemiyor. Deveci armudu, portakal, mandalina favori meyveleri. Karnıbahar kızartması, etli bamya, mercimekli bulgur pilavı, topalak çorba, ıspanak başı, spagetti, tavuk kanat, sarımsaklı köfte favori yemekleri. Kardeşini çok hem de çok seviyor. Haftasonları bizimle yatmaya bayılıyor.
Kızlardan kısa kısa haberler böyle.
Arayı çok açmamak lazım.
Herkese mutlu, sağlıklı günler.
11 10 2011
Herşey olması gerektiği gibi.
Baban hatırlattı. Geçmişte ablanı da kreşin ilk günü kapıdan bırakıp işe gitmek zorunda kalmıştık. Aynı bugün seni de bakıcı ablanın evine kapıdan bırakıp işe geldiğimiz gibi. Ablan 4 yaşındaydı, sen ise daha 4 aylıksın. Ablan öğlene kadar zor dayanmış, ortalığı ayağa kaldırmıştı. Sen, belki de durumun farkında bile değilsin.
Bunları yaşamamızın bir nedeni olmalı.
Herşey olması gerektiği gibi.
02 06 2011
Ada Beren
Evimizin yeni neşesi Ada Beren 25 Mayıs 2011 08:30 da dünyaya geldi.
Hoşgeldin Ada kızım.
Sağlıklı, huzurlu bir ömür diliyorum.
Şansın ve neşen bol olsun.
Yüzünden gülücük eksik olmasın.
Seni çok seviyoruz.
Hoşgeldin Ada kızım.
Sağlıklı, huzurlu bir ömür diliyorum.
Şansın ve neşen bol olsun.
Yüzünden gülücük eksik olmasın.
Seni çok seviyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


